Bir yol geçer iki yanı ışıklı dükkânlar

Bir yol geçer bir kapıdan her kapıya

Bir yol geçer dipsiz avuçlarından dilencilerin

Bir yol geçer kederli camlarından meyhanelerin

Ayakların altından başların üstünden

Titreyip sönen bakışlarından hamalların

Kuşkulu köşelerden duvar diplerinden

Hırpalanmış mahkûmlar gibi ağır usul bir yol geçer

Bir yol geçer çınıltıyla yuvarlanır bir çember

Bir çember yuvarlanır çınıltıyla bir yol geçer

Bir yol geçer kırbaçlanmış atlar gibi terli

Bir yol geçer soluğu tüte tüte başı miğferli

Bir yol geçer alnımızdan yazımızdan çiçeğim

Sana tutundukça düşer dalından göynür yüreğim.