Bıraktın elimi

Ve böylece binlerce kuş

Ölüverdi masada

Mumlar değilmiş o çırpınan eriyen

Meğer gözlerimizmiş her fırtınada sönen 

Ve biten bir aşkın kıyılarıymış bizi yoldan döndüren

Sırf bu yüzden çekildi gönlümüzden deniz

Utanmazca doldurdu yelkenlerini bencilliğimiz

Ve yok oldu bu tufanda en özge kavmimiz

Yitirdik odalarda birbirimizi ve tılsımını gelen günlerin  

Sırf bu yüzden çekildi gönlümüzden deniz

Artık ne demeli buna ikimizden bir ‘HİÇ‘ kurtulmuşsa

Şu ters dönmüş filikalar yok mu! Onlar ki içi boş fikirlerimizmiş!

Eskiden olsa çıkardık onlarla şimdi bir adaya

Ne gerek var derdik bunca kavgaya

Artık günlerce susuyoruz

Böylece uzuyor ayrılığın saçları

Büyütüyoruz birden sevilmeyen bir çocuk gibi ayrılığı

En güzel gecelerimizdi onlar

Şimdi kâğıttan fenerler gibi yandı anılar

Işıldayarak uçtu avuçlarımızdan o şen kahkahalar

Anlıyorum bize neler olduğunu!

Yanlışlarımızın sırtında dörtnala

Yaklaşıyoruz tozu dumana kata kata

İkimizin de parıldıyor kılıçları havada

Sesleniyoruz ona: En önce o ölecek bu meydanda,

Ey saygıdeğer, yüce aşk! İlk ölüşün değildi bu, anımsa!

Oysa bir hiç yüzünden

Ölmeselerdi bu savaşta

Pek cesurdu doğrularımız da

Bıraktın elimi

Birden bir kapı beliriverdi duvarda

Sırf bu yüzden döküldü insan yağmurları

Git artık, işte bavullar orada

Lütfen acılarını koyma

Giy yalnızlığını ve beyaz umutlarını unutma

Düşünme beni artık

İyi gelir belki bu karanlık

Denize bakarım ve yeni bir sandal yaparım

Öğrenirim bir kez daha

O büyük yoksulluğunu geçip çölün

Çalkantılı denizlerine açılmayı bir gönlün